İnsanlığın Bittiği An: "Gündemimizde Yok!"

Arakan'da görülmemiş boyutlara varan insanlık trajedisi için, “gündemimizde yok” diyenlere soruyoruz: "Peki Arakan kimin gündeminde olmalı?"

İnsanlığın uğradığı tarihi felaketler karşısında, dünyanın büyük bölümünde adeta bir 'gözlerini kapatma', 'başlarını farklı yöne çevirme' refleksi oluştu. Dünya çapında sözü geçen birçok lider, yönetici ve temsilci bu facialar karşısında kayıtsız ve tepkisiz kalmayı tercih ediyor. AB temsilcilerinden Mogherini Arakan’daki trajedinin gündeme geldiği  tarihlerde "bu konunun gündemlerinde yer almadığı," şeklinde bir açıklamada bulundu.

Cevap aynı zamanda önemli bir gerçeği de ortaya koyuyor: Günümüzde, gündemi yalnızca güçlülerin çıkarları ve sorunları belirliyor. Zulme uğrayanlar, eğer zengin değillerse, petrolleri veya doğal zenginlikleri yoksa ya da güçlülerin çıkarına hizmet edecek özellikleri bulunmuyorsa çoğunlukla kendi sorunlarıyla başbaşa bırakılıyor.

Özellikle Müslümanlara yönelik insanlık dışı uygulamaları yok saymak, önemli görmemek belli çevrelerde çirkin bir gelenek haline gelmiş durumda. Çok az maliyet ve çabayla, basit müdahalelerle rahatlıkla üstesinden gelinebilecek sorunlar kollektif bir umursamazlık duvarı ardında katlanarak büyümeye devam ediyor. Arakan’da, Suriye’de, Afrika’da, Güneydoğu Asya’da yaşanan facialar insanlığın kollektif ayıbı olarak her gün haberlerde yer almayı sürdürüyor.

İnsanlığın sorunlarına çözüm üretebilecek uluslararası kurumların çoğu işlevlerini yerine getirmekten uzak. Örneğin Birleşmiş Milletler, Arakan’da yaşananları sadece bir Güvenlik Kurulu kararı ile kınamakla yetiniyor. “En çok zulme uğramış halk” olarak tanımladığı Arakanlı Müslümanlara uygulanan zulme, yapılan katliamlara hiçbir somut, yapıcı çözüm getirmiyor.

Bilindiği gibi, Myanmar’ın Arakan eyaletinde yaşayan Rohingya Müslümaları 40 yıla yakın bir süredir ağır baskı ve zulümlere maruz kalıyor. Myanmar yönetimi ve ordusu tarafından sürekli yurtlarını terk etmeye zorlanıyor. 2012 yılından itibaren Myanmar yönetiminin sistematik olarak tırmandırdığı baskı, zulüm, katliam ve sürgün politikaları son iki yıldır görülmemiş bir etnik kıyım boyutuna vardı.

Tüm bu yaşanan drama karşın uluslararası toplumun kınamak ya da tarafları itidale çağırmak dışında hiçbir somut çözüm teklifi ya da müdahalesi olmadı. Bangladeş’te insanlık dışı koşullarda hayat mücadelesi veren 900.000 Arakanlı mültecinin durumunu da görmezden gelmeye devam ediyor.

Bugün dünyada, lüks tüketim, eğlence sektörü, spor dünyası gibi alanlarda harcanan paralar yılda yüz milyar dolarlarla ifade ediliyor. Örneğin, yalnızca ABD'li tüketicilerin video oyunları için 2016 yılında yaptıkları harcama 30.4 MİLYAR dolar. Ya da İngiltere Premier Ligi'ndeki kulüplerin yalnızca 2017 yazında yaptıkları transfer harcamalarının toplamı 1.47 MİLYAR sterlin. Bu rakamları tüm dünya geneline ve daha geniş zaman aralıklarına yayarsanız ortaya çıkacak astronomik miktarları hayal etmeniz bile zor.

Burada kastedilen spor, eğlence ya da lüksün yanlış olduğu değil elbette. Ancak, insan yaşamına ve insanca yaşama hakkına verilmesi gereken önem ve duyarlılık da en az bu ölçüde olmalı.

Birkaç çarpıcı rakam daha vermek gerekirse... Dünya üzerinde insanların tüketimi için üretilen gıdanın her yıl ÜÇTE BİRİ –yaklaşık 1.3 MİLYAR ton– israf oluyor. Yiyecek israf ve kayıplarının bedeli endüstriyel toplumlarda yılda 680 MİLYAR dolar, gelişmekte olan toplumlarda ise 310 MİLYAR dolar civarında. Dünyanın sırf 2016'da silahlanmaya harcadığı para ise tam 1.57 TRİLYON dolar.

Oysa, bu paraların çok çok az bir bölümüyle bile yüzbinlerce Arakanlı'nın hayatta kalması ve yaşamlarını insanca sürdürmesi kolayca sağlanabilir. Ya da Afrika'daki milyonlarca çocuğun açlıktan ölmesinin rahatlıkla önüne geçilebilir. Hatta, Afrika çok kısa sürede kendi kendine ayakta duracak bir kıta haline gelebilir.

İslam dünyası da bugün insani konularda ne yazık ki benzer bir kayıtsızlığın etkisi altında. Arakan'da onyıllardır işkence gören, yaşadıkları topraklardan göç etmek zorunda bırakılan Müslümanlara İslam ülkelerinden de yeterli derecede sahip çıkılmıyor. Oysa, Allah'tan korkan hiçbir Müslümanın, kardeşleri acı çekerken, zulüm görürken, aç ve sefil halde yaşam mücadelesi verirken buna seyirci kalması, kendi çıkarlarını gözetmesi düşünülemez. Bu nedenle Türkiye’nin diğer liderlerle görüşüp konuyu gündem yapması, BM toplantısında Arakan’daki zulüm ile ilgili çözüm arayışı ve başlatılan yardım kampanyaları son derece elzem. 

Şu an için manzara belki biraz karamsar gibi görünüyor olabilir. Ancak, dünyadaki sorunlara karşı duyarlı, adaletsizlikten rahatsızlık duyan, en önemlisi de bunları düzeltmek konusunda mücadeleye kararlı yeni bir nesil yetişiyor. Bu da son derece umut verici. Teknolojiyi ve sosyal medyayı sesini duyurmada başarıyla kullanan bu nesil her geçen gün gelişen ve organize olan büyük bir güç haline geliyor. Gelinen noktada bu dev gücün doğru hedeflere yönlendirilmesi çok önemli. Kitleler sesini yükselttikçe yönetimlerin kayıtsızlıklarını sürdürmesi mümkün değildir.

Arakan krizi, dünya üzerinde süregiden insanlık trajedilerinden yalnızca bir tanesi. Suriye'de, Irak'da, Afganistan'da, Yemen'de, Libya'da, Doğu Türkistan'da, Filistin'de, Somali'de, Asya ve Afrika'nın pek çok bölgesinde insanlar her gün benzer acı, sıkıntı ve felaketlerle iç içe yaşıyor. Denizler, nehirler, dağlar, ormanlar, çöller mültecilere mezar olmaya devam ediyor. İnsanlar şahsi çıkar ve hesaplarının değil de vicdanlarının doğrultusunda hareket etmedikçe dünyada adalet ve insanlıktan bahsetmek mümkün görünmüyor. Müslümanlar ayrılık ve ihtilafları bırakıp tek bir güç halinde birleşmedikçe İslam alemindeki acıların son bulmaz.

Bu yüzden, dünyada, kendininkinden çok mazlumların rahatından, huzurundan, sevincinden, konforundan mutluluk duyan ahlaklı, vicdanlı, asil ruha sahip insanların söz sahibi olmaları çok önemli. Mazlumların kurtuluşu, ancak böyle güzel, akıllı, sevgi dolu, merhametli insanların ülkelerin, birliklerin, uluslararası kurumların yönetimine geçmesiyle dünyanın "GÜNDEMİNE" gelebilir.

Adnan Oktar'ın American Herald Tribune (Amerika), Riyadh Vision (Suudi Arabistan) ve GIDSS'de (Amerika) yayınlanan makalesi:

https://ahtribune.com/world/asia-pacific/rohingya-genocide/1920-rohingya-refugees.html

http://www.riyadhvision.com.sa/2017/10/22/900000-rohingya-refugees-the-moment-when-humanitarian-spirit-failed/

http://gidss.com/content/900000-rohingya-refugees-moment-when-humanitarian-spirit-failed

2017-09-23 14:44:02

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."