Müminler Birbirlerine Merhameti Tavsiye Eder, Her Zaman Güzel Ahlak Gösterirler

Allah`ın, ahiret günü kurtuluşa erenlerden olmaları, rahmetine ve cennetine kavuşabilmeleri için kullarına emrettiği hükümlerden biri, ``merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak``tır. Hayatlarını Allah`ın rızasını kazanmaya adayan kişiler de Allah`ın bu hükmünü tam anlamıyla yerine getirmeye çalışmalıdırlar. Kuran`da bildirilen merhamet anlayışının temelinde Yüce Rabbimiz'e coşkulu bir sevgi duymak ve samimi iman yatar. Allah`ın izni dışında hiçbir olayın gerçekleşmeyeceğinin ve O`nun insanlara bağışladıklarına ne kadar muhtaç olduğumuzun farkında olmak, bu kavrayıştan kaynaklanan bir tevazuya sahip olmayı beraberinde getirir. İşte asıl merhamet anlayışının temelinde bu özellikler vardır.

Tevazu sahibi olmayan bir insan, gerçek anlamda merhametli de olamaz. Çünkü yalnızca kendisini düşünür, kendisini sever ve kendi çıkarları, kendi nefsinin istekleri herkesten önce gelir. Bu nedenle, başkalarının ihtiyaçlarını, eksiklerini hiç umursamaz. Kendi dışındaki kimseleri önemsiz ve değersiz görür. Bunun doğal bir sonucu olarak da kimseye karşı şefkat ve merhamet hisleri besleyemez.

Üstün bir merhamet anlayışı, bu konuda gösterilecek ciddi bir kararlılığın sonucunda kazanılır. Kuran ahlakını yaşamaya özen gösteren kimselerin merhamet göstermedeki kararlılıklarının en önemli sebebi ise derin bir Allah sevgisi ve Allah korkusudur. Allah, pek çok ayette açıklandığı gibi ``merhametlilerin en merhametlisi``dir. Dolayısıyla müminler de merhameti, güçlerinin yettiği en son sınıra kadar yaşamaya çalışırlar.

Her Olay Karşısında Güzel Ahlak Göstermek Üstün Bir Mümin Vasfıdır

"Kötülüğü en güzel olanla uzaklaştır; Biz onların nitelendiregeldiklerini en iyi bilenleriz." (Müminun Suresi, 96)

İman edenler hayatları boyunca çok farklı karakterde insanlarla karşılaşabilirler, ancak karşılarındaki insanların tavırlarına göre, ahlak anlayışlarını değiştirmezler. Karşı taraf alaycı konuşabilir, çirkin sözler sarf edebilir, öfkelenebilir, kötülükte bulunabilir ya da düşmanca tavırlar sergileyebilir. Ancak müminin efendiliği, tevazusu, merhametli ve yumuşak başlı tavrı hiçbir zaman değişmez. Kendisine söylenen kötü bir söze bir benzeriyle karşılık vermez. Alay edene alayla, öfkeye öfkeyle cevap vermez. Öfkelenen bir insana karşı sakin ve itidalli olur. Sabreder ve hoşgörülü olur. Kırıcı bir tavra karşılık, o kimseyi yaptığından utandıracak, güzel ahlaka özendirecek bir hoşgörü ve merhamet anlayışıyla hareket eder. Bu, Peygamberimiz (sav)`in de bizlere tavsiye ettiği bir ahlaktır. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde

"Müsamahakar ol ki, sana da müsamahakar davranılsın" şeklinde buyurmuştur. Bir diğer hadisinde de müminlere şu şekilde seslenmiştir:

Hiçbiriniz: "Ben insanlarla beraberim. İnsanlar iyilik yaparsa ben de yaparım, kötü davranırsa ben de kötü davranırım" diyen şahsiyetsiz kimselerden olmasın!` Aksine insanlar iyilik yaparlarsa iyilik yapmak, kötü davranırlarsa, haksızlık etmemek için nefsinizi terbiye edin.

Maide Suresi`nde ise Peygamberimiz (sav)`e bazı kesimlerin ihanetlerine karşı affedici olması gerektiği şu şekilde bildirilmiştir:

"...Kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet, aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik yapanları sever." (Maide Suresi, 13)

Ayette bildirildiği üzere, Allah Peygamberimiz (sav)`e, sürekli ihanet gördüğü bir kısım insanlara karşı dahi bağışlayıcı olmasını emretmiştir. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki; karşı tarafın kötü bir ahlak göstermesi, kişinin kendisinin de kötü ahlak göstermesine bir gerekçe değildir. Her insan Allah`a karşı yaptıklarından tek başına sorumludur. Dahası kötü bir tavra karşı şefkat, merhamet ve güzel ahlak gösterebilmek Kuran`a göre üstün bir ahlakın göstergesidir. Çünkü müminin bu güzel tutumu, onun Allah`a olan bağlılığının gücünü gösterir.

Merhametin Yaşanmadığı Toplumlarda Acımasızlık Hakim Olur

Çağlar boyunca insanlar, huzur ve güven duygusunu tam olarak hissedebilecekleri, karşılıklı hoşgörü ve barışın hakim olduğu, dayanışma, yardımlaşma, birlik ve beraberlik halinde yaşayabilecekleri bir toplumun özlemini çekmişlerdir. Toplumsal barış ve huzura duydukları bu özlemi gidermek için çözümü farklı yönetim biçimlerinde, farklı ideolojik platformlarda, politik uygulamalarda ve hukuki yaptırımlarda aramışlardır. Oysa toplumlarda bireyler merhameti, anlayışı, saygı ve sevgiyi olması gerektiği şekilde yaşamadıkları için bu arayış bir sonuç vermemektedir. Allah korkusuna ve Allah sevgisine dayanan, Kuran ahlakına uygun bir merhamet olmadığında, geriye insanları kötülük yapmaktan alıkoyacak hiçbir sebep kalmaz. Merhamet duygusunun tam anlamıyla yaşanmadığı bir toplumda insanların birbirlerine şiddet uygulamalarının, çocukların ezilmelerinin, fakirlik korkusuyla öldürülmelerinin, sokağa terk edilmelerinin; hırsızlık için yol kesen, evlere girerek ev sahiplerini öldüren insanların çoğalmasının ve daha bunun gibi birçok olayın önünde hiçbir engel kalmamış olur.

Böyle bir toplumda zengin olan fakiri kollamaz, haksızlığa uğrayanın hakkı savunulmaz, açıkta kalan insan barındırılmaz. Bir çıkar söz konusu olmadığı sürece kimse bir başkası için fedakarlık yapmaz. Biri sokakta aç yaşarken, onun hemen yanıbaşındaki insanlar yüzlerce kişinin doyabileceği yemekleri çöpe atmakta bir sakınca görmezler.

İnsanlar birbirlerinin malını haksız yere yemekten, sahtekarca yöntemlere başvurmaktan, başkalarının haklarını istismar ederek para kazanmaktan çekinmezler.

Yine böyle bir toplumun insanları şahit oldukları sahtekarlıklara, adaletsizliklere ve haksızlıklara karşı mücadele etmez ve seslerini çıkarmazlar. Başkaları için kendilerini yormaya gerek duymaz, hatta bu şekilde durup dururken başkalarının sorunlarını üstlenmenin büyük bir akılsızlık olduğuna inanırlar. Ortaya kimsenin kimseye karşı kendisini sorumlu hissetmediği, kimsenin kimseyi korumak için kendisini risk altına sokmadığı ve kimsenin yanlışlara, haksızlıklara karşı sesini çıkarmadığı bir ortam çıkar.

Zalim ve merhametsiz olanlar, zayıf ve güçsüz olanları istedikleri gibi ezerler. Kuran ahlakının ve buna dayalı merhametin ve din ahlakının yaşanmadığı bir ortamda her zaman huzursuzluk, sıkıntı ve zulüm hakim olur.Sevgi dolu, saygılı, affedici, dürüst olacak, Allah`ın izniyle yeryüzünde huzur ve barış hakim olacaktır.

2008-10-18 00:00:00

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ DURUŞMALARIN İLK HAFTASINDAKİ...
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.