Mültecilere Yardım

KİTABI İNDİRİN

KİTABIN BÖLÜMLERİ

< <
12 / total: 49

Suriyeli Mülteci Kardeşlerimizin Güvenliği Misafirperver Türk Halkına Emanet

Voix Magazine - 15 Eylül 2014

Birleşmiş Milletlere göre dünya üzerinde yaklaşık 50 milyon mülteci bulunuyor. Bu mültecilerin çok büyük bir bölümünü ise Müslümanlar oluşturuyor... Filistin halkının üçte ikisi mülteci konumunda... ABD müdahalesinin ardından çok sayıda Iraklı, zulüm gördükleri Burma'da evlerini terk eden Arakanlılar, 2 milyona yakın Afgan, Keşmirli, Somalili kısacası milyonlarca mülteci... Bu mültecilere son birkaç yılda Suriyeliler de eklendi....

Suriye'deki iç savaş dördüncü yılına girdi, bu savaşın zorunlu göçe maruz bıraktığı insan sayısı ise milyonlarla ifade ediliyor. Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü (BMMYK-UNHCR)'ne göre örgüt kurulduğundan bu yana şahit olunan en büyük göç Suriye'de yaşanan. Çünkü savaştan önce 22 milyonluk Suriye nüfusunun yarısı zorunlu olarak başka ülkelere göç etti. Mülteci durumundaki Suriyelilerin yüzde 75'i kadın ve çocuklardan oluşuyor. Suriyelilerin büyük çoğunluğu ülke içerisinde yer değiştirirken 2.5 milyon Suriyeli'nin yüzde 97'si komşu ülkelere sığındı. Bu komşu ülkeler içinde en çok göçmen alan ülke ise Türkiye....

Aslında Türkiye tarihinde ilk defa bu kadar kapsamlı bir göç olayı ile karşılaştı. Ülkemize sadece üç yıl içinde 1 milyon 200 bin mülteci giriş yaptı. Gelen Suriyeli mültecilerin yaklaşık 250 bini kamplarda yaşıyor, geri kalanlar ise çeşitli şehirlerde. 2014 sonlarına doğru bu sayının bir buçuk milyona ulaşacağı varsayılıyor.

Geçmişe dönersek Türkiye topraklarının asırlardır göçmenlerin sığındığı bir kucak olduğunu görürüz. 1917 Bolşevik devriminden sonra Ruslar, Nazi zulmünden kaçan Museviler, Ermeniler, 1979'dan sonra İranlılar, Afganlar, Saddam'dan kaçan Iraklılar Türkiye'ye sığındılar hep... Türk halkının vicdanı, merhameti ve misafirperverliği tarih boyunca ülkemiz kapılarını mazlumlara, yolda kalmışlara açık tuttu. Üstelik en derin ekonomik yaralar aldığı zamanlarda bile milletimizin bu güzel ahlakı hiç değişmedi.

Ülkemizin misafirperverliği aslında uluslararası ortamda da onaylandı. Türkiye'deki mülteci kampları, New York Times tarafından "mükemmel" sıfatıyla tanımlandı. Mülteci kamplarını gezen her yetkili takdirlerini belirtti. Kamplara maddi ve lojistik destekler sürerken, durumu iyi olan mültecilerin şehirlere yerleştikleri ve örneğin sadece İstanbul'daki sayının 67 bini bulduğu belirtildi. Fakat kuşkusuz aralarında durumları iyi olmayanlar ve metropollerde sefalet içinde yaşayanlar da var. Özellikle çadır kentlerin kışın soğukta daha soğuk, yazın sıcakta daha sıcak olması, altyapı ve güvenlik sorunları, su ve gıda sıkıntısı, temizlik ve hijyen gibi sorunlar ciddi anlamda zorluk teşkil ediyor. Devlet yetkilileri Türkiye'nin imkanları doğrultusunda bu konuda tedbirler alınacağını bildiriyorlar.

1. Mülteciler evinize dönün

1-2. Mültecileri ülkesinde istemeyen insanlar acaba kendileri benzer bir durumda olsalardı nasıl davranırlardı? 

3-4. Mültecileri ülkelerine geri göndermek isteyenler, bu sebeple jiletli tellerle, kalın duvarlarla ülke sınırlarına set çekenler, bu insanları aslında ölüme göndermeye çalıştıklarının kuşkusuz farkındalar. Dünyanın içinde bulunduğu bu akıl tutulması insanlık adına şok edici bir manzaradır. 

Fakat son zamanlarda ülkemize gelen Suriyeli kardeşlerimizle ilgili olarak rahatsız edici bazı sesler duyuluyor. Bu kardeşlerimizle ilişkimizi politika, siyaset veya ülke ekonomisi çerçevesinde düşünen, "konjonktür, jeopolitik, reel politik" gibi kavramların arkasına sığınarak ülkelerine geri dönsünler gibi soğuk açıklamalar yapanlar var. Oysa bu tür açıklamalar Türk insanının geleneksel misafirperverliği, vicdanı ve merhameti ile asla bağdaşmıyor.

Merhametsiz, bencil ve acımasız küçük bir camianın provokatörlüğünde geliştiği anlaşılan bu ürkütücü tepkilerden yola çıkarak, ülkesindeki mültecileri kendince fazlalık gören veya rahatını ya da demografisini bozmamak için "mültecilere kapılar kapansın, mülteciler evlerine geri gönderilsin" diyenler bir an için kendilerini bu insanların yerine koysunlar. Düşünün ki bu insanların çok büyük bölümü meslek sahibi, geniş imkanlara sahip, evi, arabası, geçim kaynakları olan insanlardı. Ancak Suriye'deki zulüm o kadar şiddetli hale geldi ki, ölüm korkusuyla arkalarına dahi bakmadan kardeş topraklara iltica ettiler. Bombalanmak, tecavüze uğramak, dipçiklerle öldürülmek yerine mülteci olmayı tercih ettiler. Yıllardır emek emek kurdukları hayatlarına dair hiçbir şeyi akıllarının ucuna dahi getirmeden sadece ailelerini koruyabilmek için topraklarımıza sığındılar. Unutmayın! Hiç kimse zor durumda kalmadıkça ülkesini, evini, düzenini, ailesini terk edip tanımadığı bir ülkede sokaklarda sefalet içinde yaşamak istemez. Dolayısıyla ölümden kaçan insana kapıyı kapatmak, içeri almak için BM onayı beklemek, onları geri gönderelim demek her şeyden önce vicdansızlıktır ve büyük bir insanlık ayıbıdır.

Dünyada hiçbir gerekçe bir insanı savaşın yani ölümün içine bile bile göndermeyi makul hale getirmez. Bu, açıklanamaz, tarif edilemez bir ruh boşluğudur.

Ölümden kaçan insana kapıyı kapatıp sonra "ne güzel imkânlarımız bize kaldı" diyebilecek bir vicdansızlığı Türk halkı asla kabul etmez. "Mültecileri almayalım ya da geri gönderelim" diyenlerin bu önerilerini açıklığa kavuşturmaları gerekir. Bu insanların geri döndükleri yerde yiyecekleri olacak mı? Kalacakları yerler var mı? En önemlisi onların güvenlik içinde yaşayacakları yerler hazır mı? Yoksa onları cehennem gibi bir ortama mı geri göndermek istiyorlar? Bu soruların cevaplarını öncelikle Türk halkına vermemeliler. Aksi takdirde onları geri gönderen, onların katledilmesinden de sorumlu olur. Bir mülteciyi "ülkesine geri gönderelim" demek, onu katilin eline teslim edip "Buyurun, öldürün" demektir. Eğer bu yapılırsa katilin kanı, "gönderelim" diyen kişinin de eline bulaşır. Dünyada hiçbir gerekçe katile insan teslim etmeyi makul hale getiremez. Bu, açıklanamaz, tarif edilemez bir ruh boşluğudur.

Eğer ülke yönetimindeki kişiler arasında bu mantıkta olanlar varsa durum daha da vahimdir. Zorluk içindeki o insanlara acımayan, kendi insanına da acımaz. Mazlumu zor zamanda korumayan kendi halkına da yardım etmez. Merhametsiz bir ruhun tezahürü her yerde ve her koşulda daima aynıdır.

Sayıları ne olursa olsun Suriyeli mülteciler Türk halkının kardeşidir. Bizim topraklarımıza sığındığı andan itibaren bizim vatandaşımızdır. Bizler onlara sahip çıkmakla mükellefiz. Bu uğurda zorlukları göğüsleriz. Bizler katile insan teslim edemeyiz, çünkü bizler kurtarıcıyız. Allah'ın misafirlerinin mutlaka bereketleriyle geleceklerini unutmayız. Dolayısıyla mültecilere yönelik sevgisiz ve acımasız sesler ülkemizde asla yandaş bulmaz, tam tersine Türk halkının vicdanını hareketlendirir, Anadolu misafirperverliğini daha da geliştirir. Tarih boyunca Türkiye, dini, etnik kimliği ve ırkı ne olursa olsun, kendisine sığınan mazlumlara özenle ve sevgiyle sahip çıkmıştır. Suriyeli kardeşlerimiz endişelenmesinler; bu sistemi bozacak, onları katliamın ortasına geri gönderecek bir zihniyetin bu ülkede barınmasına izin yoktur.

Dünyada vicdansızlık örneklerinin yoğunlaştığı şu günlerde Türkiye, örnek bir tavırla mültecileri bağrına basmıştır. Mültecileri sınırda sevgiyle kucaklayan Türk askeri ve Türk polisi, pek çok büyük devlete güzel bir ders vermektedir.

Biz Türk halkı olarak kapılarımızı sonuna kadar mağdur durumdaki kardeşlerimize açık tutarız, onlara bakar, onları koruruz. Fakat bu konuda ülkemizin yalnız bırakılmaması da son derece önemlidir. Bu yönde yapılacak en güzel adım öncelikle Müslüman devletlerin Avrupa Birliği'ni andıran bir birlik kurmalarıdır. Birbirlerine Avrupa Birliği'ndeki gibi serbest dolaşım hakkı tanıyacak olan ülkelerin vatandaşları bu şekilde zor bir durum oluştuğunda kolay bir çıkış yolu ve bir insani koridor bulabileceklerdir. Bu durumda eş vatandaşlık hakkı, vizesiz çalışma hakkı gibi haklar tanınarak, mültecileri kısıtlayan ve hayatlarına insani koşullarda devam etmelerine engel olan koşullar da ortadan kalkacaktır. Unutmayalım! Bir ülkeyi refaha götürecek olan sanayisi veya etnik egoizmi değil, insanlığıdır.

 

12 / total 49
Harun Yahya'nın Mültecilere Yardım kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.