Mültecilere Yardım

KİTABI İNDİRİN

KİTABIN BÖLÜMLERİ

< <
14 / total: 49

Türkiye-Suriye Sınırında Bir An Önce Güvenli Bölge Oluşturulmalı

News Rescue - 14 Ekim 2014

2011'den bu yana devam eden Suriye iç savaşı, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yurdundan edilen insan sayısının en yüksek olduğu durumlardan biridir. BM verilerine göre yaklaşık 200 bin insanın öldüğü, on binlercesinin Baas rejimi hapishanelerinde işkenceye maruz kaldığı, milyonlarcasının yaralandığı Suriye şu anda kelimenin tam anlamı ile hayalet bir ülke haline gelmiştir. Yaklaşık 7 milyon insanın ise evini terk etmek zorunda kaldığı bilinmektedir. Bunların bir kısmı Suriye içinde yer değiştirmiş, büyük bir kısmı ise Ürdün, Lübnan ve Türkiye olmak üzere komşu ülkelere sığınmışlardır.

Suriye'de yaşanan insanlık dramının boyutları korkunç aşamalara varmıştır. Çatışmaların başladığı ilk günden bu yana siviller için güvenli alan ve uçuşa kapalı saha oluşturulması gerektiğini ifade etmiştik. Bugün gelinen aşamada güvenli bölgenin oluşturulması kaçınılmaz bir aciliyettir. Hiç uzatmadan ve ertelemeden uçuşa kapalı güvenli bir alan oluşturulmalı ve Suriye halkına huzur imkanı tanınmalıdır.

1. Güvenli bölge askeri harekat demek değildir. Tamamen sivil amaçlı, kadınları, çocukları, yaşlıları koruma amaçlı bir stratejidir.

Kendini koruma imkanı olmayan insanlara koruma sağlanmasıdır. Evlerini, işlerini, okullarını geride bırakıp gelen insanlara yıllar boyunca iptidai koşullarda yaşamak yerine yeni bir hayat kurabilmek imkanı tanınmasıdır. 3 yıldır acı çeken, evleri yıkılan, akrabaları öldürülen, ibadethaneleri yakılan bu insanlara huzur içinde yaşayabilecekleri bir alan sağlamak tüm dünyanın sorumluluğudur. Eğer dünya evsiz, yurtsuz, aç ve açıkta kalmış bu insanlara yaşayabilecekleri güvenli bir toprak sağlayamıyorsa bu, insanlık vicdanında büyük bir çöküş olduğu anlamına gelir. Vicdandan yana tavır almayan, Allah korusun, bir gün kendisi de vicdanlı tavrı bekleyen konuma düşebilir. Bu yüzden tüm bürokratik engelleri hızla kaldırarak güvenli bir bölge inşa edilmelidir.

2. Güvenli bölge, Kürtler için de bir sığınak, bir koruma sağlayacaktır.

Türkiye'nin IŞİD'e destek sağladığı ve Kürtleri zor durumda bırakacak bir strateji izlediği yönündeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Öncelikle Türkiye'nin İslam anlayışı hiçbir şekilde IŞİD ile uyumlu değildir; Türkiye, şiddete kesin olarak karşı bir ülkedir ve radikal terörün panzehridir. Özellikle PKK ve sempatizanları tarafından yürütülen bu kara propagandanın ana amaçlarından biri ABD ve Batı nezdinde PKK'ya maddi manevi destek sağlama çabasıdır. Oysa Kürt halkının koruyucusu PKK değil Türkiye'dir. PKK, IŞİD'in Kobani saldırısı karşısında Kürt anneleri, kadınları, yaşlıları, çocukları geride bırakıp kaçmış, Suriyeli Kürtler güvenliği Türkiye'de bulmuştur. Dağlarda gayri nizami harp taktikleri ile savaşan PKK Türk askerini sırttan vurarak güç kazanmıştır. Ancak düz arazide kendisi gibi gayri nizami harp taktiği izleyen IŞİD karşısında ağır yenilgiye uğramıştır. Böylece "IŞİD'e karşı kahraman Kürt gerillaları" masalı da son bulmuştur. ABD ve Batı, Kürtleri korumak istiyorsa, bölgede yeni bir Kuzey Kore inşa etmek hevesinde olan Leninist-Stalinist PKK'ya değil, Türkiye'ye destek olmalıdır. Başta Kobani'de yaşayanlar olmak üzere Kürtlerin güvencelerinden biri güvenli bölgenin inşa edilmesi olacaktır.

3. Güvenli bölge bir işgal politikası değildir.

Türkiye'nin hiçbir zaman komşularına karşı işgalci bir siyaseti olmamıştır. Türk ordusu merhameti ve şefkatiyle tanınan bir ordudur. 30 yıl boyunca komşu ülkelerde kendisine silah doğrultan terör örgütü beslenmiş olmasına rağmen, hiçbir zaman adalet ve hukuk dışı bir adım atmamıştır. Güvenli bölge oluşturulduğunda bölgenin koruyucu gücü doğal olarak Türk ordusu olacaktır. Afganistan'da, Bosna'da, Somali'de şefkatini ve hizmet anlayışını ispatlamış olan Türk askeri Suriye sınırında da can havliyle kendisine sığınan insanlara en güzel imkanı sağlayacaktır.

Tüm dünyanın dikkati, şu anda bir lokma ekmeğe muhtaç konumdaki Suriyeli mülteciler üzerinde olmalıdır. Onların ihtiyaçları ve içinde bulundukları zorlu durum, tüm insanlığı ilgilendirmektedir.

4. Suriye'den göç etmek zorunda kalanlara yaşayabilecekleri güvenli bir alan oluşturmak tüm dünyanın sorumluluğudur.

Türkiye'nin sadece geçtiğimiz hafta bir gün içinde kabul ettiği mülteci sayısı, tüm AB ülkelerinin 2013 yılı boyunca kabul ettiği mülteci sayısı kadardır, sırf Kobani'den gelen misafirlerimizin sayısı 130 bini aşmıştır. Türkiye'nin bugüne kadar kabul ettiği Suriyeli misafirlerin sayısının 2 milyona yaklaştığı tahmin edilmektedir. Suriyeli misafirler için yapılan harcamalar ise 7 milyar TL'yi aşmıştır. Bu Türkiye'deki birçok bakanlığın bütçesinden yüksek bir tutardır. Bizler Türk milleti olarak acıdan kaçan komşularımızı misafir etmekten memnuniyet duymaktayız. Ancak durumun uluslararası bir sorun olduğu da göz ardı edilmemelidir.

İnsan hayatı, huzuru ve güvenliği söz konusu olduğunda bir dakikalık erteleme bile kabul edilmemelidir. Güvenli bölge inşa edilmesi süreci anlamsız tartışmalarla, suni bürokratik engellerle daha fazla uzatılmamalıdır. Suriye mazlumlarının korunması insani bir sorumluluktur ve bu sorumluluk bir an önce tüm dünya tarafından üstlenilmelidir.

1. Suriyeliler barışçıl bir hayatı hak ediyorlar

Suriyeli mültecilerin durumu uluslararası kamuoyunu ilgilendiren bir konudur. İnsan hayatı ve güvenliği söz konusu olduğunda bir dakikalık bile erteleme kabul edilmemelidir. Suriyeli mülteciler için BM denetiminde, koruma altında bir tampon bölge kurulması şarttır.

 

14 / total 49
Harun Yahya'nın Mültecilere Yardım kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.