Mültecilere Yardım

KİTABI İNDİRİN

KİTABIN BÖLÜMLERİ

< <
46 / total: 49

Zulmün Nedeni Müslümanların Sahipsiz Olmasıdır

14 Aralık 2015

Bugün Irak'ta, Suriye'de, Libya'da, Mısır'da, Afganistan'da ve daha dünyanın birçok bölgesinde Müslümanlar saldırıya, tecavüze uğruyor, göçe zorlanıyor ya da katlediliyor. Göçe zorlananların da önemli bir kısmı yollarda ca nlarını veriyorlar. Göçe zorlandıkları için, Ege denizinde boğulan küçük, masum çocukların fotoğrafları halen gözlerimizin önünde. Böyle bir tabloyu kuşkusuz hiçbir samimi Müslüman kabullenemez. Sanki bu olayların hiçbiri kendisini ilgilendirmiyormuş gibi asla arkasını dönüp gidemez. Her Müslüman, bu gidişata bir 'Dur' demekle sorumludur. Öncelikle, Müslümanların birbirine sahip çıkmaları ve bir an önce birlik olarak bu zulme karşı koymaları, Allah'ın bize Kuran'da bildirdiği bir farzdır:

Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına mücadele etmiyorsunuz? (Nisa Suresi, 75)

Dikkat edilirse Avrupa'nın bir şehrinde tek bir insan öldürülse bütün dünya ayağa kalkıyor, ancak milyonlarca Müslümanın katledilmesi dünyada derin bir sessizlikten başka bir etki oluşturmuyor. Müslümanlar, dünyanın büyük bir bölümü tarafından değersiz görülüyor. Hatta, hayvanlar için gösterilen ilgi ve şefkat bile, kimi yerde Müslümanlar için gösterilmiyor. Peki bu durumun suçlusu ya da sorumlusu kim? Neden bu gidişata bir "Dur" denilemiyor ve gittikçe artan bir hızla bu zulüm büyüyor?

Bu gidişatın sorumlusunu ve sebebini elbette ki öncelikle Müslümanlar arasında aramak gerekir. Zira, Allah zulmün sadece 'birlik olmakla' son bulacağını bildirmişken, Müslümanların çok büyük bir kesimi Allah'ın bu emrini göz ardı ediyor. Kimileri, sanki kendilerinden başka doğru yolda olan Müslüman topluluğu yokmuş gibi davranıyor. Hatta bazıları da birbirlerini düşman olarak görüyor. Bu yüzden de hiçbir zaman gerçek anlamda birlik olamıyorlar. Örneğin Avrupa'da birçok cami farklı grupların hakimiyeti altında kullanılıyor. Dolayısıyla bir Müslüman istediği gibi herhangi bir camiye gidemiyor; mutlaka kendi inancına uygun kişilerin, kendi dahil olduğu Müslüman topluluğun olduğu camiye gitmesi gerekiyor. İşte bu acı gerçek bile, Müslümanların yüzyıllardır neden birbirinden kopuk olduğunun, neden zayıf ve güçsüz bırakıldığının açık bir göstergesidir. En önemlisi de, Allah'ın 'kardeş olduklarını' bildirdiği Müslümanların bu ayrılığı, Allah'ın razı olmayacağı bir ahlak olduğu için, bu durum bereketsizlik, acı ve sıkıntılara yol açmaktadır. Allah Kuran'da, 'birlik olmama'nın nasıl sonuçlanacağını şöyle açıklamıştır:

İnkar edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73)

Müslümanlar, aralarındaki suni ihtilafları bir kenara bırakıp bir araya gelseler, dünyada zulüm kalmayacaktır. O zaman zorluk anlarında Batılı ülkelerin imkanlarına ihtiyaç olmayacak, Müslümanlar beraber hem maddi hem manevi anlamda dünyanın en büyük gücünü oluşturacaklardır.

Birliktelik bir yana, şu an dünyanın birçok yerinde Müslümanların en büyük düşmanları yine bir kısım Müslümanlardır. Bugün yeryüzünde katledilen Müslüman sayısına baktığımızda, bu sayının %90'ının Müslümanlar eliyle gerçekleştiğini görüyoruz. Dünyanın ana kriz ve savaş bölgelerine baktığımızda da bunların Müslüman toprakları olduğunu ve o alanlarda birbiriyle kıyasıya savaşan, birbirini katledenlerin de yine Müslüman toplulukları olduğunu görüyoruz.

Bugün yeryüzünde yaklaşık 1.5 milyar Müslüman yaşıyor. Müslüman ülkeler oldukça geniş ekonomik ve askeri imkanlara sahipler. Müslümanlar aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakıp bir araya gelecek olurlarsa, hem maddi hem de manevi açıdan dünyanın en büyük gücünü oluştururlar. Bu öyle bir güç ki, bu gücün binde biri bile kullanılsa yeryüzünde aç, susuz, yardıma ihtiyacı olan Müslüman kalmaz. Sadece Müslümanlara değil, Kuran ahlakının gereği olarak, dünyanın dört bir yanındaki her inançtan, her fikirden insana yardım eli uzatılır. Bu birliğin gücü ile insanlığın yaşadığı tüm acı ve sıkıntılara çözüm getirilebilir.

İşte böyle güzel bir sonuç için ise öncelikle, Müslümanların mezhep, meşrep farkı gözetmeksizin ve hiçbir büyüklük hissine kapılmadan, Allah'ın farz kıldığı bu büyük ibadeti yerine getirmeleri ve birlik olmaları gerekmektedir. Bugüne kadar yaşanan acılar göstermiştir ki, bu süreç ne kadar uzatılırsa, acılar da artarak büyümekte ve daha korkunç sonuçlar meydana gelmektedir. Elbette ki bunun vebali de bu çağrıya kayıtsız kalan, kendi aralarındaki ihtilaflarla uğraşan Müslümanların boynuna olacaktır.

Suriye'de bombalardan kaçan mazlum halk sürekli sığınacak yer arayışındadır. Türkiye, insanlık görevini elbette sonuna kadar yerine getirecektir. Fakat uluslararası toplum da bu acil duruma kayıtsız kalmamalıdır.

Dünyada ve ahirette böylesine büyük bir sorumluluğun altında kalmaktan sakınan tüm Müslümanların öncelikle 'büyüklük' ve 'üstünlük' iddiasından vazgeçmeleri gerekir. Sonrasında ise Müslüman kardeşlerine muhalif olmalarındaki yanlışlığı görmeleri şarttır. Allah'ın emrini yerine getirmek için niyet etmeli; birlik ve beraberliği bozacak itilaflı görüşlerden kaçınmalıdırlar. Bugün öncelik 'birlik olmakta'dır. Bu, Allah'ın Müslümanlara açık bir emridir. Bu nedenle bunun önünde hiçbir engel olamaz. Şu an dünya herc-ü merc içindedir. Milyonlarca masum Müslüman zulüm altındadır. Nasıl ki bir yerde bir ev yanıyorsa, kimse önce evdeki masayı, sandalyeyi kurtarmanın peşinde olmaz, önce insanların canını kurtarmaya çalışırsa; şu an dünyada böyle bir zulüm varken, Müslümanların öncelikli sorumluluğu, tüm diğer konulardan önce bu birliği oluşturmak için çaba harcamak olmalıdır.

Kuşkusuz ki bu durumda akla gelen soru şu olacaktır: "Peki ama Müslümanlar nasıl bir araya gelecekler?". Bu birliktelik elbette ki resmi, göstermelik bir birliktelik olmayacaktır. Nitekim böyle denemeler çok yapılmış ve bu organizasyonlar bir gösterişten öteye gidememiştir. Örneğin, son dönemde İran'da yapılan bir birlik konferansında, Şiiler ve Sunniler ayrı ayrı, kendi mezheplerine bağlı imamların arkasında namaz kılmışlardır. Dolayısıyla sözde birlik için bir araya geldikleri bir ortamda, ayrılıklarını açıkça ortaya koymuşlardır.

Şu bilinmelidir ki: Müslümanlar ancak, resmiyetten uzak, samimi, sevgi dolu bir ortamda bir araya gelebilirler. Bu durumda, Müslümanların birlik olması için izlenecek yegane yol, her kesimden Müslümanın sözüne, samimiyetine, ferasetine, sevgisine, kardeşliğine, bilgisine tam güvenebileceği ve hiçbir kesime bağlı olmayan, tarafsız, adil bir Müslümanı manevi bir lider olarak seçmeleridir. Zira, bir baş olmadan hiçbir zaman bir birliktelikten bahsedilemez. İşte o kişi, büyük Müslüman birliğinin başı olacaktır. Böylelikle, Müslümanlar artık sahipsiz olmayacak, kalben bağlı oldukları bu insana çok değer verecekler ve onun sözlerini severek uygulayacaklardır.

Müslümanların manevi bir lideri olduğunda neler olur? Belli başlı, ilk akla gelen öncelikli konuları sıralayalım:

◆ Müslümanlar farklı görüşte de olsalar, tüm sorunlarını birbirleriyle savaşmadan, şiddete başvurmadan, sevip saydıkları liderlerine başvurarak kolaylıkla kendi aralarında çözerler.

◆ Büyük bir sevgi ortamı oluşur, tüm Müslümanlar kaynaşır, güven ve huzur ortamı yaşanır. Böylelikle Müslüman dünyasında her alanda büyük bir potansiyel ortaya çıkar; bilim, sanat, ekonomi alabildiğine gelişir, müthiş bir bolluk ve refah ortamı oluşur.

◆ Müslümanlar arasında kalite, modernlik, sevgi, şefkat ve görgü artacağı için Hıristiyan ve Musevi toplumlarla da iyi ilişkiler kurulur.

◆ Dünyanın neresinde olursa olsun, hiç kimse sahipsiz gördüğü için Müslümanların haklarına saldırıda bulunamaz; zira böyle bir durumda, hak ve hukuk ile kendisini savunacak, birbirine sımsıkı bağlı büyük bir gücü karşılarında bulacaklarını bilirler.

◆ Birlik içinde olan Müslümanların arasına yabancı derin devlet mensupları ayrılık, savaş tohumları ekemez. Her fitne, Müslümanların manevi lideri tarafından söndürülür. Böylelikle savaş tüccarlarının Müslüman kanıyla beslenmesi de engellenir.

◆ Yeryüzünde işlenen herhangi bir suç Müslümanlara mal edilerek, Müslüman kıyımı başlatılamaz. Zira Müslümanlar, Kuran ahlakının bir gereği olarak, suça ve şiddete kesin olarak karşı olan liderlerinin sözünden çıkmazlar. Böylelikle, hiçbir provokasyona da imkan tanınmamış olur.

Şimdi de "Bu mümkün mü?" sorusuna şu cevabı verebiliriz: Elbette ki mümkün. Zira bu, Allah'ın Kuran'da farz kıldığı ve yerine getirildiğinde yeryüzüne güven ve huzuru yerleşik kılacağını müjdelediği büyük bir ibadettir.

 

46 / total 49
Harun Yahya'nın Mültecilere Yardım kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."