“Güneydoğu’daki kardeşlerimize, Darwinist, materyalist ideolojinin gerçek yüzü hakkında eğitim verilsin”

 

Ben olayın en akılcı, en doğru yönünü söylüyorum, karşımızdaki insanlar 30 yıldan beri kitap okuyor. Marksist eserler okuyor, Leninist kitaplar okuyorlar. Dünyadaki bütün Marksistlerle görüşüyorlar, materyalist kitapları, eserleri, filmleri seyrediyorlar. Müthiş bir Marksist kültür, müthiş bir materyalist kültür gelişmiş durumda. Adam onun hayalleri içerisinde, öyle bir hayattan mutlu olacak şekilde yaşıyor. Yani şu an bir Marksist topluluğa dinden bahsettiğinde, o onu mutlu etmez, ayrıca çok rahatsız eder. Yani dinin olmadığı bir toplumda rahat edecek gibi kendilerini yönlendirmişler. Dinin adını bile duymak istemez. Onun için mesela fosil sergisi oluyor, fenalık geçiriyor adam. Fosil sergisini kırıp yıkıyor, dayanamaz. Mesela ezan sesi duyuyor, dayanamıyor. Kuran sesi duyuyor, dayanamıyor. Ayette de var bu konu, Allah söylüyor, “Dayanamazlar” diyor, “onları rahatsız eder” diyor, değil mi?: Sadece Allah anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbi öfkeyle kabarır. Oysa O'ndan başkaları anıldığında hemen sevince kapılırlar.” (Zümer Suresi, 45) “Allah anıldığında kaçabildikçe kaçtıklarını görürsün” diyor: “Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve elçiye gelin" denildiğinde, o münafıkların senden kaçabildiklerince kaçtıklarını görürsün.” (Nisa Suresi, 61).

    Şimdi Müslüman’da da tam tersi. O da Allah’ın anılmadığı ortamda rahatsız oluyor. Yani yaşayamıyor. Şimdi Güneydoğu’daki kardeşlerimiz dindar olduklarına göre, onların yaşayacağı ortamı Allah onlara Kuran’da belirtmiş. Onlar Allah’ın anıldığı ortamda rahat yaşayabiliyorlar. Yani İttihad-ı İslam ortamında. Barış olacak, kardeşlik, sevgi, iyi niyet olacak; terör duracak, anarşi duracak, kavgalar duracak. Herkes birbirine yardım edecek, yardımseverlik olacak. Affedicilik olacak. Birlikte namaz kılacaklar, Allah’ı anacaklar, Peygamberimiz (sav)’i öveceğiz. Allah övülecek, Peygamberler övülecek. Müslüman öyle mutlu oluyor. Şimdi öyle bir yapıyorlar ki, yani ne o tarafın mutlu olacağı gibi ,ne bu tarafın mutlu olacağı gibi bir sistem var dünyada. O yüzden iki taraf sürekli mücadele halindeler. İnananlar diyor ki, “bizim dediğimiz gibi bir sistem olsun, huzur içinde yaşayalım o sistemde siz de rahat edersiniz çünkü size bir müdahalemiz olmaz, bilakis size saygı duyarız, değer veririz.” Komünistlerde diyorlar ki, “bizim dediğimiz gibi bir sistem olacak, yani biz dini kazıyacağız, Müslümanlık diye bir şey olmayacak, ama gizlice yapabiliyorsanız yapın” diyorlar. “Ama fark edersek de, ona göre karşılık veririz” diyorlar. Şimdi böyle bir ortamda dinin ve Müslümanların makul yaklaştığını görüyoruz. Çünkü dinsize de saygı var orada, inançsıza da saygı var, onun da hayatı huzurlu geçecek gibi. Ama komünist sistemde Müslümanın hayatı huzurlu geçecek gibi olmuyor, dehşet verici bir ortam oluyor. Bütün değerlerini çiğnemeye kalkan bir yapı var. Onun için Güneydoğudaki kardeşlerimizin İttihad-ı İslam potası içerisinde birleşmeleri için eğitim verilmesi gerekiyor. Bir kere Darwinist, materyalist eğitimin eleştirilmesi gerekiyor. Daha kapsamlı anlatılsın, cevabı verilsin. Cevabı verilince ortadan da kalmış oluyor tabi zaten. (Adnan Oktar, 17 Ocak, 2012 –A9 TV)

 

 

2013-01-30 02:24:25

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.blogspot.com ahirzamanfelaketleri.blogspot.com ingilizderindevleti.net